BASIN AÇIKLAMASI
02 Eylül 2018, Pazar
BASIN AÇIKLAMASI
HABER FOTOĞRAFLARI
İlçemizde 3500 tane şüpheli hayvanın olduğu söyleniyor. Ancak bölgede böyle bir sayı zaten bulunmuyor. Bu bilgiye ilçe tarım ve hayvancılık müdürlüğünden de ulaşılabilir.

Bu vaka kentimizn çok lokal bir bölgesinde, Çanta Mahallemizde 5 tane hayvanı bulunan Muammer Arıkan isimli besicimizin, sadece 1 hayvanında, ki bu hayvan da işlem sonrasında Bağcılar bölgesine gitmiş ve vakaya orada rastlanmıştır. Zaten dikkatinizi çekmek isterim ki hastanelere giden 22 vaka başvurusunun bulunduğu bölge de burasıdır. Yani hayvan bu bölgeye gidiyor. İlçemizde 3500 tane vaka denmesini çok anlamsız buluyorum ve mümkün görmüyorum. Çünkü köy tüzel kimlikleri kapatılarak mahalleye dönüştürüldü ve kentimizde yerleşik hayata başlandığı günden bu yana ilk defa bu denli az canlı hayvan bakılır sayıya düştü. Kent ve kent çevresi tarımının, hayvancılığın çok etkin olduğu Silivri, Çatalca ve Şile gibi ilçeler, konumları itibariyle son derece özel ilçelerimizdir. Biz iki ucu 55 kilometre olan, 900 kilometrekare yüzölçümüyle İstanbul’un 6/1’i ve bu yüzölçümünün 500 kilometrekarelik bölümünde tarım ve hayvancılık hala yapılabilir olan, kent planı tarım olan alanlara sahip bir ilçeyiz. Takdir edersiniz ki büyükşehir yasasıyla birlikte köylerimiz mahalle statüsü altına alınınca, Şişli’nin Abdi İpekçi Caddesi neyse bizim köylerimizde, sokaklarımız da, yollarımız da o statüye girdi.

Yani bu köylerde bırakın hayvancılık yapmayı, kanatlı bir hayvanı, tavuğu bile bakamaz hale geldi vatandaşlarımız. İşin belediyecilik tarafı, yasa tarafı bu şekilde. Bu da bizim denetim yetkimizi kısıtlıyor. Bu noktada bir kısıtlama varken, diğer tarafta vatandaşımız İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne giderek bir işletme belgesi alarak kendi yerini kurabiliyor. 2012 yılında yürürlüğe giren bu yasasıyla birlikte, ilçe sınırlarımızda bulunan bu tarz işletmeler, çiftlikler ve benzeri yerlerin tamamı ruhsatlandırılmış ve iskanlı sayıldı. Bu da yerel belediyelerin denetim yapma şansını tamamen ortadan kaldırdı. Şimdi biz gidip, “Ruhsatın var mı? İskanın var mı? Burada işletme açabilir misin?” diye soramıyoruz. Çünkü muaf tutuldular, iskan ve ruhsatları var sayıldı. Hal böyle olunca da vatandaş hayvanının kulağındaki küpesini ilçe tarıma tescil ettirdiği zaman hayvanını elinde tutabiliyor ama biz gidip ona usulsüzlüğü varsa denetimini yapıp, bir usulsüzlüğü varsa kabahatler kanununa göre dahi gerekli işlemleri yapamıyoruz. Bunu bu tarz özel bölgelrdeki belediyelerin yapması gerekir. En başından beri söylüyoruz. İstanbul’da Silivri, Çatalca ve Şile gibi ilçelerin ayrı bir şekilde ele alınarak, yönetilmesi gerekiyor. Biz bunu uzun zamandır görüyor ve dile getiriyoruz. Biz, İstanbul’daki 39 ilçenin içerisinde tek Tarım Müdürlüğü kuran belediyeyiz. İki yıldır müdürlüğümüz var, ilçemizde bir Tarım Plantasyonu kurduk, Tarım Lisemiz var, Tarım ve Yaşam Bilimleri Üniversitesi’ni de yakın zamanda kuracağız. “Bir Musibet bin nasihatten evladır” derler. Bu yaşadığımız olay erkes için bir dönüm noktası olsun ve hal böyleyken biz, hep birlikte, Büyükşehir’inden ilgili bakanlıklara kadar, bir beraber koordinasyon ile bu sıkıntıları aşmak için çalışalım. Çünkü bunu aşmamız gerekiyor.


Bu vaka gösteriyorki, İstanbul’un hemen yanı başında kent ve kent çevresi tarımı noktasında, İstanbul’un 20 milyonluk nüfusundan kat be kat fazlasını besleyebilecek, Ar-Ge’si yüksek akıllı tarım ve hayvancılık yapabilecek bir potansiyel var. Bakın burada 6 tane manda çiftliğimiz var, 12 bin tane manda ile Türkiye’nin manda popülasyonu en yüksek kenti İstanbul. Bu Silivri ve Çatalca’da bulunan bu çiftlikler ve şartlar sayesinde. Şimdi böyle büyük bir potansiyeli olan, ülkemizin içinde bulunduğu bu darboğazdan üreterek çıkılacağı noktada, bir tane şarbon vakası, bir tane hayvandan Türkiye ayağa kalkıyor. Bu düzenlemeleri acilen yapmamız lazım. Bizi ayağa kaldıracak olan budur, akıllı tarımdır, doğru hayvancılıktır, üretimdir. Bu denetimlerin yapılmasındaki yasal boşluğu bu vesileyle bir kez daha dile getiriyorum.

Bunları açıklamamdaki amaç, bu olayın bu kadar büyük bir vaka olmadığını, kamuoyunun abartmamasını, konunun devletimizin kontrolünün altında olduğunu ama gerekli çalışmalarında bir an önce yapılması gerektiğinin bilinmesini istediğim içindir. Bahsedildiği gibi 3500 hayvan gibi bir rakam kesinlikle yok. Bundan kesinlikle emin olmalarını rica ediyorum. Nereden mi biliyorum? Çünkü kurban bayramı sırasında 45 noktaya kesim izni verdik. Bunun dışında münferit kesimleri de toplasanız bu rakam karşınıza çıkmaz. Bu vakanın ardından ilçemize hemen hayvan aşılanmasına başlandı. En fazla 500 hayvan çıkacağını ve bunların tamamının aşılanacağını bildirmek istiyorum. Yine tekrar ediyorum. Tek bir hayvan da bu görüldü ve bu hayvan kesildikten sonra Bağcılar’a götürüldüğünü biliyoruz ama esas sorunu da bu vesileyle gündeme getirmem gerekiyordu. Kent ve kent çevresi tarımın bir an önce hayata geçirilmesi çözümün başlangıcı olacaktır.

Bu bahsettiğim model büyük kentlerin çevresinde yapılır. Çünkü bilgi, teknoloji, ar-ge gibi konular büyük şehirlerde vardır, buralarda elde edilir ve erişimi çok daha kolaydır. Sonrasında elde edilen bilgi, veri, ürün örnekleri vb. konular Anadolu’muza da buradan iletilir. Bu konuda bilgi paylaşımı, koordinasyon ve gerekli tüm konularda bir an önce yol almalıyız. Biz bir tarım ilçesiyiz ve bunun bir an evvel olmasını en çok bir istiyoruz. Tarım plantasyonu olan, Tarım Lisesi kuran, Üniversite için yol kateden, ki burada bahsettiğim bir ziraat fakültesi değildir, akıllı tarımı hayata geçirecek bir yükseköğrenim üssünden bahsediyorum.


Bu ilçede evinde iki tane tavuk bakamaz oldu insanlar. Bunda bir düzenlemeye gidilmezse, köylerindeki  insanları illegaliteye iterseniz, var olan yasaları hızlı bir şekilde yeniden yorumlamazsanız, vatandaşları yeni çözümlere ve en kötüsü yer altına itersiniz ve böyle vakalarla çok daha fazla bir şekilde karşılaşmak kaçınılmaz olur..

Son olarak yine tekrar ediyorum. İstanbul’un bu tarafı, Silivri’si, Çatalca’sı, Şile’si farklı bir şekilde yönetilmeli. Çünkü buralarda değil 20 milyonluk bir tane İstanbul’u, 4 İstanbul’u besleyebilecek bir potansiyel var ve hala geç kalınmış değil.
Bu vesileyle halkımıza tedirgin olmamalarını ve herşeyin kontrol altında olduğunu bir kez daha belirtmek isterim.

 

Özcan IŞIKLAR

Silivri Belediye Başkanı